05 Şub 2011

bir büyücü var. ağzını içine şeytan kaçmış bir bedenin ağzına dayayıp ruhunu emiyor onun. nefesini tutuyor, ağzındaki şeytanı dolandırıyor dilinin ucunda. acı mı, paslı mı, kekre bir şarap mı tadı??? isa’nın kanı kadar kutsal mı yoksa? neden sonra, aralıyor dudaklarını, incecik bir buğu olup, yorgunca dağılıyor verdiği soluk. bedense boş bir çaval gibi yığılıp kalmış öylece…
toprak dolduruyor, toprak dolduruyor büyücü bedene. o acıklı ve şimdi kimsesiz soluk, gelip bulmasın, içine sızmasın diye tıka basa toprak….ne zaman ağzını açsa beden, kelimeler değil toprak dökülecek dudaklarından. ıslak, siyah, bereketsiz bir toprak….

02 Ara 2009

Cecily Brown